Otizm spektrum bozukluğu alanında kullanılan eğitim, terapi ve tedavi uygulamaları oldukça çeşitlidir. Her geçen gün bu uygulamalara yenileri eklenmektedir. Bir uygulamanın otizmli bireyler için gerçekten faydalı olup olmadığını anlayabilmek için, bu uygulama bilimsel olarak değerlendirilmeli ve kabul görmelidir.
Bir uygulamanın bilimsel olarak kabul görmesi için iki temel özelliğe sahip araştırmalarla desteklenmiş olması gerekir:

Bilimsel etkiye göre yapılan bu sınıflandırma, anne-baba ve eğitimcilerin çocukları için en güvenli ve etkili uygulamaları tercih edebilmeleri adına yol gösterici olmayı amaçlamaktadır. Aileler ve eğitimciler olarak çocuğunuz için bir uygulama seçerken mutlaka bilimsel etkisine dikkat edin. Bilimsel etkisi zayıf uygulamalar zaman, emek ve kaynak kaybına yol açabileceği gibi bazı durumlarda çocuk için riskli de olabilir.
Uygulamalı davranış analizi (Applied Behavior Analysis – ABA), davranışsal psikoloji kuramlarına dayalı uygulamaları kapsayan bir disiplindir. Uygulamalı davranış analizi
(UDA), çocuğun davranışlarını ve bu davranışlarla ilişkili çevresel özellikleri objektif olarak analiz eder. Pek çok davranışın çevre tarafından bir şekilde ödüllendirildiği ya da cezalandırıldığı düşünülmektedir. Dolayısıyla, çeşitli ödül mekanizmaları (pekiştirme) ve çok gerektiğinde bazı caydırıcı mekanizmalar kullanılarak (örneğin, çocuğun kazandığı puanın geri alınması) uygun davranışlar artırılmaya, uygun olmayan davranışlar ise azaltılmaya çalışılmaktadır. Otizmli çocuklarda artırılması hedeflenen davranışlara örnek olarak taklit becerileri, ortak dikkat becerileri, sosyal beceriler, iletişim becerileri, oyun becerileri ve öz bakım becerileri; azaltılması hedeflenen davranışlara örnek olarak ise takıntılı davranışlar ve kendine ya da çevreye zarar verici davranışlar verilebilir.Otizmli çocuklara yönelik UDA çalışmalarında:
UDA’nın otizmli çocuklar için nihai hedefi, bu çocukların akranlarıyla birlikte kapsayıcı eğitim programlarına devam edebilecek düzeye gelmeleridir. UDA, otizmli çocuklara uygulanan diğer yaklaşımlarla karşılaştırıldığında, başarısını araştırmalarla bilimsel olarak gösterebilen en güçlü uygulama olarak dikkati çekmektedir.
Uygulamalı Davranış Analizine Dayalı öğretim uygulamaları hakkında daha detaylı bilgi almak için Tohum Otizm Vakfı Eğitim Portalı’nı inceleyebilirsiniz.
UDA’da geniş çeşitlilikte öğretim uygulamaları yer alır ve bu uygulamalar otizmli çocukların eğitiminde farklı becerileri kazandırmak için kullanılır. Bu uygulamaların belli başlıkları aşağıda kısaca açıklanmaktadır.
Uygulamalara ilişkin daha detaylı bilgi için Otizm Spektrum Bozukluğunda Eğitim, Terapi ve Tedavi Uygulamaları kitapçıklarımızı inceleyebilirsiniz:
Lovaas yöntemi olarak da bilinen ayrık denemelerle öğretim (Discrete Trial Training), bire-bir öğretim oturumunda art arda pek çok öğretim sunumu yapılmasıdır. Bu sunumlarda çocuğa bir soru, yönerge ya da araç yöneltilir; karşılığında çocuktan bir tepki beklenir. Çocuktan gelen doğru tepkiler pekiştirilirken, yanlış tepkiler görmezden gelinir ya da düzeltilir. Uygulamada davranış öncesinde (örneğin, materyalleri hazırlama) ve davranış sonrasında (örneğin, veri toplama) yapılacak düzenlemeler sistematik olarak planlanır ve uygulanır. Bu sistemle otizmli çocuklara birçok gelişim alanından çeşitli beceriler kazandırılabilir. Ayrık denemelerle öğretim ipuçları ve pekiştirme stratejileri, beceri analizi ve bekleme süreli öğretim gibi diğer uygulamalarla birlikte kullanılabilir. Ayrık denemelerle öğretimin otizmli çocuklar için kritik beceri alanları olan taklit, eşleme ve sınıflama, alıcı dil, oyun, özbakım vb. becerilerin kazandırılmasındaki etkililiği çeşitli araştırmalarla ortaya konuldu.
Kaynak Önerileri:

Ayrımlı pekiştirme (Differential Reinforcement) problem davranışın azalmasını, yanı sıra uygun bir ya da birkaç davranışın artmasını ve bir uyaranın (örneğin soru, yönerge) varlığında çocuğun doğru tepki vermesini, bir başka deyişle ayırt etmesini sağlamak için sistematik olarak kullanılan uygulamadır. Bu uygulamada doğru ve istenen davranışlar pekiştirilirken, problem davranış sergilendiğinde pekiştirme yapılmaz. Ayrımlı pekiştirme, çocuğa müdahale etmenin en nazik yollarından biri olarak görülür ve bazı problem davranışların azaltılmasında etkilidir. Eğer ortamda yapılan düzenlemelere ve alınan önlemlere rağmen problem davranış devam ediyorsa, ayrımlı pekiştirme uygulanabilir. Ayrımlı pekiştirme farklı şekillerde kullanılabilir. Uygulamanın temel amacı, problem davranışın yerine daha uygun bir davranışın yerleşmesini sağlamaktır. Bunun için aşağıdaki yollar izlenebilir:
Kaynak Önerileri:

Davranışsal ivme (Behavioral Momentum Intervention), öğretim sırasında yapılma olasılığı düşük bir talepten önce yapılma olasılığı yüksek bir talepte bulunması ya da taleplerin kolaydan zora doğru sıralanmasıdır. Yapılma olasılığı yüksek talepler çocuğun ilgilerine ve gelişim özelliklerine uygun, kolayca ve istekle yapabileceği yönergeler, yanıtlayabileceği sorular ya da yerine getirebileceği görevlerdir. Yapılma olasılığı düşük talepler ise çocuğun yaparken zorlanacağı ya da yapmayı tercih etmeyeceği yönergeler, sorular ya da görevlerdir. Otizmli çocuklarda özellikle geçişlerde yaşanan zorlukları azaltmak ve öğrenmeyi daha akıcı hale getirmek için kullanılan etkili bir uygulamadır. Davranışsal ivme uygulamasında çocuğa önce kolay ve bildiği birkaç yönerge arka arkaya verilir. Bu yönergeleri başarıyla tamamladıktan hemen sonra, daha zor ve hedeflenen beceriye yönelik bir yönerge sunulur. Bu sıralama, çocuğun doğru tepki verme alışkanlığının pekiştirilmesini ve çocuğun hedeflenen davranışı gerçekleştirmesini sağlar.
Kaynak Önerileri:

Doğal öğretim (Naturalistic Interventions) otizmli çocuklara kazandırılması hedeflenen beceri ve davranışların UDA ilkelerine dayalı olarak günlük yaşamdaki etkinlik ve rutinlere gömülmesi ve çevresel düzenleme, karşılıklı etkileşim kurma gibi stratejilerin kullanılmasıdır. Çocuğun ilgi ve gereksinimleri doğrultusunda ev ve okul gibi doğal ortamlarda çevresel düzenlemeler yapılır ve çocuğun kazandırılmak istenen davranışı sergilemesi teşvik edilir. Çocuk davranışı sergilediğinde doğal, yaşına ve bağlama uygun pekiştireçler elde etmesi sağlanır. Araştırmalar doğal öğretim uygulamalarının otizmli çocukların akademik, dil ve oyun gibi beceri alanlarına katkı sağladığını göstermektedir.
Doğal öğretim uygulamalarının farklı türleri vardır. Bunlar arasında fırsat öğretimi (Incidental Teaching) ve talep etmeye dayalı öğretim (Mand-Model) yer alır. Ayrıca, temel tepki öğretimi (Pivotal Response Training) de doğal öğretim yaklaşımı içinde değerlendirilir. Bu uygulama da UDA ilkelerine dayanır ve otizmli çocuklara, ilgi alanlarına ve motivasyonlarına uygun doğal ve etkileşimli öğretim fırsatları sunar. Temel tepki öğretiminin amacı otizmli çocuklara çok sayıda beceri kazandırarak, onların gelişimini desteklemek ve bu becerileri günlük yaşamda, doğal ortamlarda kullanabilecekleri fırsatlar sunmaktır.
Kaynak Önerileri:

Görsel destekler (Visual Supports) otizmli çocukların çeşitli etkinlikler sırasındaki olayları, etkinlikleri, geçişleri ve rutinleri bağımsız olarak izlemelerini sağlayan, öğretilmesi hedeflenen davranışları onlara gösteren görsel araçlardır. Bu görseller resim, yazılı sözcük, görsel etiketlerle ya da sınırlarla çevrenin düzenlenmesi, kavram haritaları, zaman çizelgeleri, replikli öğretim gibi uygulamaları kapsamaktadır. Görsel destekler arasında en sık kullanılan uygulamalardan biri de etkinlik çizelgeleridir.
Etkinlik çizelgeleriyle öğretim uygulamasında (Activity Schedules), otizmli çocuğa kazandırılmak istenen beceri küçük adımlara ayrılır ve her adımı gösteren bir görsel çizelge hazırlanır (örneğin, fotoğraflarla oluşturulmuş bir defter). Çocuktan bu çizelgeyi takip etmesi istenir. Örneğin, defterin sayfalarını çevirerek sıradaki adımı görür ve oradaki fotoğrafa uygun şekilde davranır. Bu süreçte çocuğun basamakları uygulayabilmesi için fiziksel ipuçları kullanılabilir. Etkinlik çizelgeleri, otizmli çocukların özbakım, günlük yaşam ve serbest zaman becerilerini başkalarına bağımlı kalmadan yerine getirebilmeleri için etkili bir uygulamadır. Bu çizelgeler, sadece bağımsızlığı artırmakla kalmaz; çocuklara seçim yapma fırsatları sunar, sosyal etkileşimi artırabilir ve kaygıyı azaltarak günlük planlarını daha kolay takip etmelerine yardımcı olur. Çocuğun özelliklerine göre etkinlik çizelgeleri:
Kaynak Önerileri:

Fırsat öğretimi (Incidental Teaching) otizmli olan ya da iletişim sorunu yaşayan çocuklara, sözel ya da sözel olmayan iletişim becerilerinin kazandırılması veya çocukların bu becerilerinin geliştirilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Fırsat öğretimi uygulamaları çocuğun bir şey demesini ya da yapmasını teşvik etmek için çocuğun ilgilerinden yararlanılmasına dayalı bir uygulamadır. Bunun için çocuğun iletişim girişiminde bulunmasına zemin hazırlayacak çevresel düzenlemeler yapılır. Örneğin, çocuğun görebileceği ama ulaşamayacağı bir yere çocuğun çok sevdiği bir oyuncak konur. Çocuk oyuncağa uzanma girişiminde bulunduğunda ise çocuğun oyuncağı istemek için sözel ya da jestsel bir iletişim davranışı sergilemesi için cesaretlendirilir. Çocuğun iletişim çabaları, çocuğun istediğine ulaşmasına fırsat verilerek pekiştirilir. Çocuktan giderek daha gelişmiş iletişim davranışları beklenir ve gerektiğinde çocuğa model olunur.
Fırsat öğretimi, UDA’ya dayalı doğal öğretim uygulamalarından biridir ve UDA’ya dayalı diğer öğretim uygulamalarında olduğu gibi, öğretim, art arda gerçekleşen denemelerle yapılır. Ancak denemelerde çocuğa hedef davranışı gerçekleştirmesi için beceri yönergesi (örneğin, soru ya da yönerge) sunulmaz; denemeyi çocuğun iletişim girişimi başlatır. Uygulamanın etkili olabilmesi için, çocuğun öğretim sırasında etkileşimden keyif alması önemlidir.
Kaynak Önerileri:

İpucu sunma (Prompting) çocuğun kendisine kazandırılmak istenen davranışı gerçekleştirmesi için, davranış sergilenmeden hemen önce sunulan yardımdır. Etkili bir ipucu sunmak, çocuğun doğru tepkide bulunmasını sağlarken aynı zamanda çocuğa mümkün olduğunca az müdahale etmek anlamına gelir. İpuçları, çocuğa sağlanan yardımın derecesine göre en fazla yönlendiren (en çok kısıtlayıcı) ipuçlarından en az yönlendiren (en az kısıtlayıcı) ipuçlarına doğru bir sırayla kullanılabilir. Bu sıralama, çocuğun ihtiyacına göre planlanmalıdır. En fazla yönlendiren ipucu türünden en az yönlendiren ipucu türüne olmak üzere ipucu türleri şöyle sıralanabilir:
İpuçları çocuğun dikkatini öğretime ve/veya uygulamacıya yönelttiği durumlarda kullanılmalı ve mümkün olan en kısa zamanda seyrekleştirilmelidir.
İpucunun sunulma ve seyrekleştirme özelliklerine bağlı olarak bekleme süreli öğretim, eşzamanlı ipucuyla öğretim, ipucunun giderek azaltılmasıyla öğretim, ipucunun giderek artırılmasıyla öğretim ve aşamalı yardımla öğretim gibi farklı ipuçlu öğretim yöntemleri bulunmaktadır. Bu uygulamalar “yanlışsız öğretim uygulamaları” olarak da adlandırılmaktadır.
Kaynak Önerileri:

İşlevsel davranışsal değerlendirme (Functional Behavioral Assessment) geleneksel davranış yönetimi sistemlerine alternatif olarak geliştirildi. Bu uygulamanın amacı, problem davranışın ortaya çıkmasına neden olan durumları (öncülleri) ve davranıştan sonra gelen, davranışın tekrar edilme olasılığını artıran durumları (pekiştiren sonuçları) belirlemektir. Problem davranışın öncesinde ve sonrasında neler olduğunun belirlenmesiyle, bu davranışın ne işe yaradığı başka bir deyişle işlevi anlaşılır. Daha sonra geliştirilecek davranışsal müdahaleyle, aynı işlevi yerine getirebilecek uygun ve kabul edilebilir davranışlar çocuğa kazandırılır. Böylece, problem davranışın ortadan kaldırılması değil; yerini daha uygun bir davranışın alması hedeflenir.
Problem davranışların temel işlevleri;
Yapılan araştırmalar otizmli çocuklarda sık rastlanan problem davranışların genellikle ilk üç işleve hizmet ettiğini; kendini uyarıcı davranışların ise esas olarak duyusal haz elde etme işlevine sahip olduğunu göstermektedir. Bu işlevlere yönelik uygun davranışların kazandırılmasında, başta pekiştirme olmak üzere davranış artırmaya yönelik teknikler (örneğin, şekil verme ve zincirleme) kullanılmaktadır.
Kaynak Önerileri:

İşlevsel iletişim öğretimi (Functional Communication Training) çocuğa problem davranışla aynı amaca hizmet eden iletişim becerilerinin kazandırılmasıyla, problem davranışın yerine daha uygun ve işe yarar iletişim yollarının öğretilmesini amaçlayan bir uygulamadır. Bu uygulama, özellikle çocuk isteklerini ifade etmek için bağırmak, çekiştirmek ya da tepinmek gibi uygun olmayan davranışlar sergiliyorsa etkili bir şekilde kullanılmaktadır. Uygulama sırasında aşağıdaki basamaklar takip edilir;
İşlevsel iletişim öğretiminin uygulanması sırasında en önemli nokta, belirlenen iletişim becerisinin çocuğun performansına uygun olması ve problem davranış ile aynı amaca hizmet etmesidir.
Kaynak Önerileri:

Tipik gelişim gösteren çocuklar anne-babalarını, kardeşlerini, akranlarını ve öğretmenlerini model alarak, gözlemleyerek pek çok davranışı kendiliklerinden öğrenmektedirler. Ancak otizmli çocukların model alma ve taklit etmeyi gerçekleştirebilmeleri için çocuğa hangi beceriyi taklit etmesi gerektiği öğretilmeli ve çocuğun modelin davranışına dikkatini yöneltmesi sağlanmalıdır.
Model olma iki biçimde gerçekleştirilebilir:
Video ile model olma tercih edildiğinde yürütülen öğretim uygulamasına video model ile öğretim denir. Video model ile öğretimde çocuk öğrenmesi planlanan becerileri; örneğin, çiftlik hayvanlarıyla hayali oyun oynama becerilerini videodan izler. İzlerken önünde aynı araçlar bulunur. Çocuğa görüş alanının dışından sunulan fiziksel yönlendirmelerle çocuğun videoda izlediklerinin aynısını yapması sağlanır.
Video model ile öğretimin; bir kez çekimler yapıldıktan sonra tekrar tekrar kullanılabiliyor olması, aynı davranışların öğretimine gereksinim duyan farklı çocuklarda da kullanılabilmesi ve anne-baba, kardeş gibi bireyler tarafından başarıyla uygulanabilmesi gibi yararları vardır. Video model ile öğretimin sosyal, iletişimsel, oyun, özbakım ve günlük yaşam becerilerinin kazandırılmasında etkili olduğunu gösteren çok sayıda araştırma vardır.
Kaynak Önerileri:

Öncül temelli uygulamalar (Antecedent-Based Interventions) davranış sergilenmeden önce gerçekleştirilen düzenlemelerle problem davranışların azaltılmasını ve/veya uygun davranışların arttırılmasını hedefleyen uygulamalardır. İşlevsel davranışsal değerlendirme, pekiştirme ve söndürme gibi uygulamalarla birlikte kullanılmaktadır. Bu müdahaleler, uygun olmayan davranışların neden ortaya çıktığını anlamaya ve bunları önlemeye yönelik düzenlemeler yapmaya odaklanır.
Öncül temelli uygulamalar arasında; çocuğun sevdiği etkinliklerle öğretime başlamak, etkinlikler ya da araçlar arasından seçim fırsatı sunmak, etkinlik öncesinde çocuğa etkinliği nasıl tamamlayacağına ilişkin bilgi sunmak, farklı materyaller kullanma gibi çocuğun programında değişiklikler yapmak, rutinler oluşturmak için görsel desteklerden faydalanmak ve zorlu etkinliklerden önce koşma ya da dans gibi fiziksel egzersizler yaptırmak stratejileri bulunmaktadır.
Kaynak Önerileri:

Görsel destekler (Visual Supports) otizmli çocukların öğretimi sırasındaki olayları, etkinlikleri, geçişleri ve rutinleri bağımsız olarak izlemelerini sağlayan, öğretilmesi hedeflenen davranışları onlara gösteren görsel araçlardır. Bu görseller resim, yazılı sözcük, görsel etiketlerle ya da sınırlarla çevrenin düzenlenmesi, kavram haritaları, zaman çizelgeleri, replikli öğretim gibi uygulamaları kapsamaktadır.
Görsel destekler arasında kullanılan uygulamalardan biri de replikli öğretimdir. Replikli öğretim (Scripting) çocuklara etkileşime girme, sohbet başlatma ve sürdürme becerilerini öğretmek amacıyla kullanılmaktadır. Bu uygulamada yazılı ya da sözlü replikleri (ifadeleri) çocuğun okuması ya da dinlemesi ve tekrarlaması sağlanarak çocuğa sosyal ortamlara uygun sözel iletişim becerileri ve karşılıklı konuşma becerileri kazandırılır.
Yazılı ya da sözlü olarak sunulan replik modelleri zamanla ortadan kaldırılır. Böylece çocuk herhangi bir yardım olmaksızın o ifadeyi uygun zamanlarda kullanır hale gelir.
Kaynak Önerileri:
Söndürme (Extinction) otizmli çocuklarda genellikle problem davranışın ilgi ya da duyusal uyaran elde etmeye yönelik olarak gerçekleştirildiği durumlarda kullanılır. Örneğin;
Söndürmenin etkili olabilmesi için kararlı ve tutarlı bir şekilde uygulanmalıdır. Ancak unutulmaması gereken önemli bir nokta şudur: Söndürme uygulamasına başlandığında, problem davranış bir süreliğine artabilir ve farklı şekillerde yeniden ortaya çıkabilir. Bu durum, söndürmenin beklenen ilk etkisidir. Bu artış ve çeşitlenme yönetilemeyecek, tolere edilemeyecek düzeydeyse söndürme uygulanmamalıdır. Ayrıca, söndürme tek başına çocuğa yeni ve uygun davranışlar kazandırmaz. Bu nedenle, her zaman ayrımlı pekiştirme türleriyle birlikte kullanılmalıdır. Böylece, çocuğun problem davranış yerine sergileyebileceği uygun davranışlar da öğretilmiş olur.
Kaynak Önerileri:

Davranışlar tek basamaklı davranışlar ve zincirleme davranışlar olmak üzere ikiye ayrılır. “Dur” işaretini görünce durma, işaret parmağı ile adı söylenen nesneyi gösterme gibi başlangıcı ve bitişi kolayca birbirinden ayırt edilen davranışlar tek basamaklı davranış olarak adlandırılır. Yüz yıkama, bisiklete binme ve çorap giyme gibi birden fazla tek basamaklı davranışın ardışık olarak belirli bir sıraya göre sergilenmesi gereken davranışlar ise zincirleme davranış olarak adlandırılır.
Zincirleme davranışların öğretimi için davranışın her basamağının yapılış sırasına göre sıralanmasına beceri analizi (Task Analysis) denilmektedir. Beceri analizi, bağımsız yaşam becerileri (örneğin, diş fırçalama, tost yapma) ve yatak yapma gibi günlük rutinleri yerine getirme ve etkinlikleri takip etme gibi durumlarda kullanılabilir.
Beceri analizi hazırlandıktan sonra öğretimde zincirleme beceri öğretimi (Chaining) uygulaması kullanılmaktadır. Zincirleme beceri öğretimi, otizmli çocuklara akademik, sosyal ve iletişim becerileri gibi pek çok alandaki davranışların öğretiminde etkili olarak kullanılan uygulamalardan biridir. Zincirleme beceri öğretimi üç biçimde gerçekleştirilebilir:
Kaynak Önerileri:

Aile temelli uygulamalar (Parent-Implemented Intervention), anne-baba ya da bakım veren diğer kişilere sunulan eğitimlerle bu kişilerin uygulamacı olarak otizmli çocuklarının eğitim süreçlerine katılmalarını sağlayan programlardır. Bu uygulamalarda anne-babalar, yüz yüze ya da çevrim içi ortamda, bireysel ya da grup eğitimi şeklinde düzenlenen oturumlara katılarak eğitim alırlar. Eğitim sürecinde öğretmenler ve uzmanlar eşliğinde belirli stratejiler öğrenen anne-babalar, çocuklarının sosyal, uyumsal ve iletişim becerilerini desteklemeyi hedefler. Uygulama sürecinde uzmanlar anne-babalara ve bakım verenlere model olma, koçluk yapma ve performanslarına ilişkin geribildirim sunma gibi süreçleri kullanmaktadırlar.
Aile temelli uygulamaların en önemli özelliği, çocuğun gelişim sürecini desteklemenin yanı sıra, anne-baba-çocuk etkileşimini güçlendirmesi, ebeveynlerin kendilerine güvenini artırması ve gündelik rutinler içinde öğretim fırsatları yaratılmasına yardımcı olmasıdır. Bu uygulamalar çocukların sosyal ve iletişim becerilerini, uyumsal davranışlarını, taklit, oyun ve etkileşim becerilerini desteklemektedir. Bu uygulamalar sayesinde anne-babaların çocuklarıyla kurduğu ilişki daha olumlu hale gelmektedir. Ailelerin doğrudan uygulayıcı olduğu uygulamalar, sadece çocukların değil, tüm ailenin gelişimini ve yaşam kalitesini destekleyen bütüncül bir yaklaşım sunmaktadır.
Kaynak Önerileri:

Alternatif ve destekleyici iletişim (Augmentative and Alternative Communication) otizmli çocuğa, başkalarıyla iletişim kurmasına yardımcı olacak sesli ya da sözlü olmayan bir iletişim sisteminin kullanımını öğreten, ek-araçlı ya da ek-araçsız iletişim sistemlerini içermektedir.
Alternatif ve destekleyici iletişim sistemleri arasında yer alan PECS (Picture Exchange Communication System–Resim Değiş-Tokuşuna Dayalı İletişim Sistemi), uygulamalı davranış analizi tekniklerine dayalıdır. PECS’te çocuğa, istediği bir nesneyi ya da etkinliği elde etmek için, o nesnenin ya da etkinliğin resmini karşısındakine vermesi öğretilir. PECS konuşamayan ya da konuşmayı işlevsel olarak kullanamayan otizm tanılı pek çok çocuğa öğretilebilir. PECS öğrenen çocukların önemli bir bölümü iletişim kurabilmekte, bir bölümü iletişimin yanı sıra konuşmaya da başlamakta ve problem davranışları azalmaktadır. Öte yandan, PECS’in belirli bir evresinde takılan ya da PECS’ten yeterince yararlanamayan otizmli çocuklar da bulunmaktadır.
Kaynak Önerileri:

Doğal gelişimsel davranışsal uygulamalar (Naturalistic Developmental Behavioral Intervention), otizmli çocuklar için tasarlanan ve etkili oldukları bilimsel araştırmalarla desteklenmiş bir dizi müdahaledir. Bu uygulamalarda, çocuklara yeni davranış ve becerilerin kazandırılması sürecinde uygulamalı davranış analizi ilkeleri ile çocuk gelişimi bakış açısı bir arada kullanılır. Bu uygulamaların temelinde, öğretimin çocuğun günlük yaşamında karşılaştığı doğal öğrenme fırsatları içinde gerçekleştirilmesi yer alır. Öğretim sürecinde ayrımlı pekiştirme, ipucu sunma, model olma, şekil verme ve zincirleme gibi UDA’ya dayalı uygulamalardan sıklıkla yararlanılır. Bu uygulamanın özellikleri:
Fırsat öğretimi, gömülü öğretim, Temel Tepki Öğretimi (Pivotal Response Training) ve Erken Başlangıç Denver Modeli (Early Start Denver Model – ESDM) doğal gelişimsel davranışsal uygulamalara örnek olarak verilebilir.
Kaynak Önerileri:

Egzersiz ve hareket (Exercise and Movement) otizmli çocuğun denge kurma, topa vurma, koşma ve el-göz koordinasyonu sağlama gibi motor becerilerini geliştirerek, fiziksel etkinliklerini artırmayı ve problem davranışlarını azaltmayı hedefleyen fiziksel etkinliklerdir. Bu uygulamada, otizmli çocuklar, belirli bir süre için planlanmış egzersiz ve harekete dayalı etkinliklerle sistematik olarak meşgul olurlar; bu sayede hem problem davranışlarının hem de tekrarlayıcı/takıntılı davranışlarının azaltılması sağlanır. Bu uygulama problem davranışları azaltmanın yanı sıra; uyum becerileri, bilişsel gelişim, iletişim ve sosyal becerilerde artış sağlamakta ve çocuğun genel iyilik hâlini desteklemektedir.
Egzersiz ve hareket, özellikle problem davranışların ortaya çıkmasının beklendiği ortamlara girmeden ya da etkinliklere başlamadan önce uygulandığında, bu davranışları önleyebilmektedir. Egzersiz ve hareket uygulaması genellikle görsel destekler, ipucu sunma ve pekiştirme gibi uygulamalarla birlikte kullanılmaktadır.
Kaynak Önerileri:

Erken ve yoğun davranışsal eğitim (Early and Intensive Behavioral Intervention), 1960’lı yıllarda Los Angeles’taki California Üniversitesi’nde (UCLA) başlatılan ve çok sayıda araştırmayla desteklenen bir programdır. Program olabildiğince erken yaşta ve birebir öğretimle başlatılır ve haftada 20–40 saat olarak yürütülür. Uygulamada önceleri ayrık denemelerle öğretim yoğun olarak kullanılırken, ilerleyen zamanlarda küçük ve büyük grup eğitimi ve kapsayıcı eğitim de işin içine dahil edilir. Uygulama önceleri çoğunlukla her çocuğun kendi evinde yürütülür ve tüm gelişim alanlarını kapsayan bir müfredat izlenir.
Erken ve yoğun davranışsal eğitim alan çocukların yarısına yakını tüm alanlarda önemli ilerleme göstermekte ve eğitimlerinin geri kalanını kaynaştırma ortamlarında tipik gelişen akranlarıyla birlikte sürdürebilmektedir. Türkiye’de bu modele dayalı olarak geliştirilen Otistik Çocuklar İçin Davranışsal Eğitim Programı (OÇİDEP), ülkemizde otizmli çocuklara bireyselleştirilmiş ve yapılandırılmış öğretim sunan ilk kapsamlı programlar arasındadır. OÇİDEP küçük yaştaki otizmli çocuklara kesintisiz, yoğun, birebir ve UDA’ya dayalı uygulamalarla ilerlemeyi esas alır.
Kaynak Önerileri:

İlişki-temelli (Relationship-Based) uygulamalar, çocuklarda duygusal gelişimi ve bağlanmayı ön planda tutan uygulamalardır. Bu uygulamalar içinde en popüler olanlar DIR (Developmental Individual Relationship-Based-Gelişimsel, Bireysel, İlişki-Temelli Uygulamalar)/Floortime’dır. Bu uygulamada çocukla serbest oyun ortamlarında sosyal etkileşimlerde bulunmak esastır. Böylece çocuğun kendiliğinden sosyal etkileşimlerde bulunma becerilerini geliştirmek ve bu becerilerden keyif almasını sağlamak hedeflenir. Etkileşimler sırasında çocuğun liderliği izlenir ve çocuğun her yaptığının bir anlamı olduğu kabul edilir. Dolayısıyla, çocuğun yaptıkları engellenmez ya da kesintiye uğratılmaz; tam tersine, çocuğun yaptıklarına benzer şeyler yaparak çocukla etkileşimde bulunmaya çalışılır. Floortime, bilimsel dayanaklı uygulamalar arasında yer almamaktadır. Yapılan bazı küçük ölçekli çalışmalar, Floortime’ın çocuklarda sosyal iletişim ve etkileşim becerilerini artırabileceğini gösterse de kesin olarak etkili olduğunu söyleyebilmek için daha fazla araştırmaya ve uzun dönemli takip verilerine gereksinim vardır.
Kaynak Önerileri:

Müzik aracılı uygulamalar (Music-Mediated Intervention) çeşitli becerilerin gelişimini desteklemede şarkı, ritim ve melodik tonlamaların kullanıldığı uygulamalardır. Uygulamacı hedeflenen davranışları kazandırmak ve onların bu davranışları sergilemelerini desteklemek için otizmli çocukları sistematik ve planlı biçimde şarkı söylemeye, dinlemeye, hareket etmeye, enstrüman çalmaya ve yaratıcı etkinliklere dahil eder. Bu uygulamalar özel eğitim ve kaynaştırma ortamlarındaki günlük rutinlerde, etkinliklerde ve oyunlarda kullanılabilmektedir. Otizmli çocuklar için müzik dinleme, dans etme veya bir enstrüman çalma gibi etkinlikler oldukça tercih edilebileceğinden, bu tür etkinliklere erişim pekiştireç olarak da kullanılabilir.
Müzik aracılı uygulamalar özellikle erken çocukluk, okul öncesi ve çocukluk dönemindeki otizm tanılı çocuklara iletişim, sosyal, oyun ve motor becerileri kazandırmakta ve problem davranışları azaltmakta etkili bulunmaktadır. Müzik aracılı uygulamalar ve müzik terapisi birbirinden farklılık göstermektedir. Müzik aracılı uygulamalarda müzik öğretim aracı olarak kullanırken, müzik terapisinde müzik terapinin kendisidir. Müzik aracılı uygulamaları öğretmen, aile bireyleri ya da diğer uzmanlar kullanabilirken, müzik terapisi eğitimli bir müzik terapisti tarafından uygulanır. Müzik aracılı uygulamalarda davranışsal hedefleri kazandırmak amaçlanırken, müzik terapisinde sosyal ve duygusal gelişim amaçlanır.
Kaynak Önerileri:

Princeton Çocuk Gelişim Enstitüsü (Princeton Child Development Institute – PCDI) 1970 yılında kurulan, otizmli çocuk, genç ve yetişkinlere bilimsel dayanaklı uygulamalarla hizmet sunmayı amaçlayan ve kâr amacı gütmeyen bir kuruluştur. PCDI’da otizmli bireylere sunulan hizmetler:
PCDI’da 0-21 yaş aralığındaki otizmli bireylerin gereksinimini karşılayabilecek, farklı gelişim alanlarından (Örneğin, alıcı-ifade edici dil becerileri, akran etkileşimi, sağlık, para, taklit) 1600’ün üzerinde beceri bulunmaktadır. Her çocuk için, ailelerin de görüşleri doğrultusunda, bireyselleştirilmiş eğitim programları (BEP) hazırlanmaktadır. Çocukların gelişimine ilişkin sistematik raporlar hazırlanmakta ve aile bireyleri ve diğer paydaşlarla paylaşılmaktadır. Öğretmenlere iş başında geribildirim sunulmakta ve mesleki becerilerinin arttırılması hedeflenmektedir.
PCDI programı 2006 yılında Tohum Otizm Vakfı tarafından Türkiye’ye getirilmiş olup, Tohum Otizm Vakfı Eğitim Kurumları’nda uygulanmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı olan Tohum Otizm Vakfı Eğitim Kurumları’nda erken çocukluk, okul öncesi ve okul programlarına ilgili yaşlardaki OSB olan çocuklar kabul edilmektedir. Genç yetişkinliğe geçiş dönemindeki OSB olan bireyler için kariyer geliştirme ve yaşam becerileri programı bulunmaktadır. İletişim ve sosyal etkileşim becerileri ağırlıklı olmak üzere tüm gelişim alanlarını kapsayan yüksek nitelikli uygulamalar yoğun birebir eğitim seansları ve grup eğitimleri ile verilmektedir. Tüm bu uygulamalar çocukların ev, okul ve diğer toplumsal ortamlara erişim ve katılımını sağlamak amacıyla yürütülmektedir. Bununla birlikte öğretmenlere iş başında sistematik olarak geribildirim sunulmakta ve böylece mesleki becerilerinin arttırılması hedeflenmektedir.
Kaynak Önerileri:

Sosyal öyküler (Social Stories/Narratives), belirli bir formata bağlı kalarak ve çocuk için zor ya da karmaşık olan bir duruma yönelik olarak yazılan kısa öyküler ile bu öyküler aracılığıyla belirli hedef davranışları çocuğa kazandırma sürecidir. Her bir öyküde betimleyici, yönlendirici, yansıtıcı ve onaylayıcı cümleler bulunur.
Öyküler çocuğun düzeyine uygun şekilde yazılır; okuma-yazma bilen çocuklar için basit cümlelerden ve görsellerden, okuma-yazma bilmeyen çocuklar için de fotoğraf, resim gibi çok sayıda görselden yararlanılarak hazırlanır. Yazılan bir öykü, belirli zamanlarda çocukla birlikte okunur ve soru-yanıt alıştırmaları yapılır. Ardından, davranışın gerçekleşmesine yönelik fırsat yaratılır. Davranışın yapılma olasılığını artırmak için öncül düzenlemelerinden yararlanılır ve hedeflenen davranış gerçekleştiğinde etkili şekilde pekiştirilir.
Sosyal öykü türlerini Tohum Otizm Vakfı Eğitim Portalı’nın kaynaklar bölümünden inceleyebilirsiniz. https://www.tohumotizmportali.org/kaynaklar/egitim-materyalleri/sosyal-oykuler
Kaynak Önerileri:

TEACCH (Treatment and Education of Autistic and Related Communication Handicapped) 1970’li yıllarda geliştirilen ve yapılandırılmış öğretim olarak da bilinen bir uygulamadır. Programda otizmli çocuğun becerileri, ilgi alanları ve gereksinimleri temel alınır. Bu uygulamada, çocuğun çevreye uyması değil, çevrenin çocuğa uyması amaçlanır. Dolayısıyla, fiziksel ortam özel olarak yapılandırılır, etkinlikler tahmin edilebilir şekilde düzenlenir, takip edilebilecek görsel planlar hazırlanılır ve yapılandırılmış çalışma alanları kullanılır.
Çocuklar kendilerine ait çalışma köşelerinde görsel planlarını takip ederek belli becerileri yerine getirirler. Böylece başkalarına bağımlılıkları en aza indirilmeye çalışılır. Görsel desteklerden ilk ve en yoğun şekilde yararlanan program olmasına ve tüm dünyada yaygın olarak kullanılmasına karşın TEACCH güçlü deneysel araştırma geçmişine sahip değildir. Dolayısıyla, TEACCH’in başka uygulamalara kıyasla etkilerini gösteren deneysel araştırmalara gereksinim vardır.
Kaynak Önerileri:

Teknoloji temelli uygulamalar (Technology-Aided Instruction and Intervention) otizmli çocuklara yeni beceriler kazandırmak için tablet, akıllı telefon ya da bilgisayar temelli programlar kullanılması olarak tanımlanmaktadır. Teknoloji temelli uygulamalar, otizmli çocukların bireysel ihtiyaçlarına uygun çözümler sunarak onların bağımsızlıklarını destekleyebilmekte ve toplumla daha etkili biçimde bütünleşmelerini sağlayabilmektedir.
Günümüzde teknoloji temelli uygulamalar arasında mobil uygulamalar, artırılmış gerçeklik (Augmented Reality-AR) ve sanal gerçeklik (Virtual Reality-VR) teknolojileri, sosyal robotlar, yapay zekâ destekli eğitim platformları ve iletişim cihazları yer almaktadır. Teknoloji temelli uygulamalar, otizmli çocukların görsel yolla daha etkili öğrendikleri göz önünde bulundurularak, sistematik öğrenme gereksinimlerine uygun biçimde geliştirildi. Özellikle erken çocukluk döneminden itibaren kullanılan iletişim destekli uygulamalar, sosyal öyküleri anlatan animasyonlar, duygu tanıma uygulamaları ve sanallaştırılmış sosyal etkileşim senaryoları; çocukların iletişim, sosyal beceri ve uyum davranışlarında önemli gelişmelere yol açabilmektedir. Ayrıca, teknoloji temelli uygulamalar, öğretmen ve ailelerin de öğrenme süreçlerini planlamalarını, izlemelerini ve değerlendirmelerini kolaylaştırmaktadır. Örneğin, bazı uygulamalar çocuğun gelişimini grafiklerle takip edebilme ve kişiselleştirilmiş programlar oluşturma imkânı sunmaktadır.
Kaynak Önerileri:

Bilişsel davranışçı stratejiler (Cognitive Behavioral/Instructional Strategies) çocukların kendi düşüncelerini ve duygularının farkında olmaları, olumsuz düşünce ve duyguların şiddetlendiği durumları tanımalarını ve ardından duygu, düşünce ve davranışlarını değiştirmek için çeşitli stratejiler kullanmalarını öğretmeyi amaçlayan stratejilerdir. Bilişsel davranışçı stratejiler ile otizmli çocuklara diğerleri ile iletişimi düzenleme, farkındalık temelli beceriler (örneğin, şimdide kalma), duyguları düzenleme ve istenmeyen/beklenmeyen durumlarla, kaygı ve öfke ile başa çıkma gibi beceriler kazandırılır. Bu becerilerin kazandırılması ise günlük yaşam becerilerini, sosyal becerileri ve ruhsal bakımdan iyi olma hallerini desteklerken problem davranışların da azalmasını sağlar. Bilişsel davranışçı stratejilerde görsel destekler, rol oynama, sosyal öykü, pekiştirme, ipucu sunma ve aile/ akran temelli uygulamalar da kullanılabilir. Diğer becerilerin öğretiminde olduğu gibi bilişsel davranışçı stratejilere dayalı davranışlar için de sistematik bir süreç takip edilmelidir.
Bilişsel davranışçı stratejiler özellikle çocuk ve ergenlerin ruhsal iyi oluşlarını ve okula hazırlıklarını desteklemede, ön-akademik ve akademik, uyumsal, iletişim ve sosyal davranışlarını geliştirmede, problem davranışlarını azaltmada etkilidir.
Kaynak Önerileri:

Duyu bütünleme (Sensory Integration) otizmli çocukların dokunma, denge sağlama, vücut farkındalığı, görsel, işitsel ya da koklama gibi duyularına ilişkin yaşadıkları problemlere ilişkin 1970’lerde ergoterapist ve eğitimci Dr. A. Jean Ayres tarafından geliştirilen bir yaklaşımdır. Bazı kaynaklarda Ayres Duyu Bütünleme olarak da geçmektedir. Duyu bütünleme, çocukların duyusal bilgileri (dokunma, hareket, denge, görme, işitme gibi) algılamalarını, vücutlarını organize etmeyi ve uygun motor ve davranışsal tepkiler vermelerini geliştirmeyi amaçlar. Duyu bütünlemenin temel ilkeleri:
Terapi genellikle özel olarak tasarlanmış ortamlarda uygulanır, salıncaklar, tırmanma ekipmanları, dokunsal materyallerle yapılan oyunlar, denge tahtaları ve top oyunları gibi materyal ve etkinlikleri içerir. Duyu bütünleme otizmli çocukların ön-akademik ve akademik, uyumsal, bilişsel, sosyal, iletişim ve motor becerileri geliştirmede ve problem davranışları azaltmada etkilidir. Ayres Duyu Bütünleme dışında farklı duyu bütünleme uygulamaları vardır. Ancak bilimsel dayanağı olan yalnızca Ayres Duyu Bütünleme’dir.
Kaynak Önerileri:

Farkındalık temelli uygulamalar (Mindfulness-Based Interventions) bireylerin düşüncelerine, duygularına ve bedensel hislerine dikkat etmelerini ve bu deneyimleri yargılamadan kabul etmelerini teşvik eden uygulamalardır. Bu uygulamalar, stres yönetimi, duygusal düzenleme ve genel iyilik hali üzerinde olumlu etkiler sağlamak amacıyla kullanılabilir. Farkındalık temelli uygulamaların kişiye herhangi bir zararı yoktur ve stresli durumlarla baş edebilmek için herkes tarafından kullanılabilir. Ancak, farkındalık temelli uygulamaların otizmli çocukların eğitimine etkileri üzerine yapılan çalışmalar henüz sınırlıdır. Örneğin Simione ve meslektaşlarının yaptığı meta-analizi çalışmasında 37 araştırma incelenmiş ve farkındalık temelli uygulamaların otizmli olan bireylerde psikolojik sorunları azaltma, problem davranışları azaltma ve bilişsel-sosyal becerileri geliştirme potansiyeline sahip olduğu görüldü. Bu uygulamaların otizmli bireylerdeki olumlu etkisini ortaya koymak için yüksek nitelikli bilimsel araştırmalara gereksinim vardır.
Kaynak Önerileri:

Aşağıda gösterilen terapi uygulamalarının otizmli çocuklar üzerinde olumlu etkileri olduğunu gösteren bilimsel araştırmalar henüz yoktur ya da yapılan araştırmalar bu uygulamanın otizmli çocuklar üzerinde herhangi bir olumlu etkisi olmadığını göstermektedir.
Etkisi zayıf terapiler hakkında daha detaylı bilgi almak için Otizm Spektrum Bozukluğunda Eğitim, Terapi ve Tedavi Uygulamaları – Öğretmenler ve Uzmanlar için Başucu Rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Kaynak Önerileri:

Otizmli çocukların aşırı hareketli olma, öfke nöbetleri ve takıntılı davranışlar sergileme gibi davranış sorunlarını azaltmada ve dikkatlerini artırmada çeşitli psikiyatrik ilaçlardan yararlanılır. İlaç tedavisine ilişkin olarak çocuğu değerlendiren, ilaç tedavisine karar veren ve bu tedaviyi uygulayan hekimler, çocuk ve ergen psikiyatristleri ve çocuk nörologlarıdır. Bu ilaçların hangilerinin, hangi dozlarda kullanılması gerektiği büyük önem taşır. Bu nedenle, kullanılan ilaçların etkilerinin ve yan etkilerinin hekimler tarafından çok yakından takip edilmesi gerekir. Dolayısıyla, ilaç tedavisi gören çocuklar yılda bir ya da iki kez kontrole götürülmelidir.
Psikiyatrik ilaçların yukarıda belirtilen davranışlar üzerindeki bazı olumlu etkilerini gösteren araştırma bulguları vardır. Konu ile ilgili 2023 yılında Tohum Otizm Vakfı tarafından yayınlanan “Yoğun Davranış Sorunları Olan Otizmli Bireyler için Davranışsal ve Tıbbi Müdahaleler” raporu incelenebilir.
! Psikiyatrik ilaçların çok çeşitli olması ve bu ilaçlardan hangilerinin hangi çocuklar üzerinde daha etkili olduğuna ancak hekimlerin karar verebilmesi nedenleriyle, psikiyatrik tedavi uygulamaları değerlendirme dışı bırakılmıştır.
!! Otizmin temel belirtilerini düzelten bir ilaç şu ana kadar bulunamamıştır. Son yıllarda bu konuda bazı ilaçlar hakkında yoğun çalışmalar devam etmekte olsa da; faydası bilimsel olarak ispatlanmış, tekrarlayıcı ve geniş ölçekli çalışmalar bulunmamaktadır.
Alternatif ve destekleyici tedavi uygulamaları geleneksel tıbbi yaklaşımların dışında kalan, çoğu zaman doğal, kültürel veya bütüncül yaklaşımlara dayanan uygulamaları kapsar. Otizmli çocuklar için bu tür uygulamalar genellikle tıbbi tedavilerin ya da eğitim programlarının yanında kullanılmaktadır. Otizm alanında alternatif ve destekleyici tedavi uygulamaları üzerine yapılan çalışmalar hala çok erken aşamalardadır. Bazı tedaviler umut vaad etmeye başlarken, bazılarının etkisiz olduğu, aralarından bazılarının da önemli tıbbi risklerinin olduğu görülmektedir. Genel olarak bazı alternatif ve destekleyici tedavi uygulamaları ile ilgili aşağıdaki bilgiler bilinmektedir:
Aşağıda otizmli çocukların tedavisinde orta düzeyde etkili olarak kabul edilen iki tedaviye yer verilmiştir.
Derin Beyin Uyarımı (Deep Brain Stimulation – DBS), nörolojik ya da bazı psikiyatrik hastalıkların tedavisinde tercih edilmekte; cerrahi yöntemlerle yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla beynin belirli bölgelerine elektriksel uyarılar gönderilmektedir. Başta Parkinson hastalığı, titreme ve distoni olmak üzere; epilepsi, tedaviye dirençli depresyon, obsesif kompulsif bozukluk ve Tourette sendromunun ileri vakalarında kullanılan etkili bir tedavi yöntemidir. 2024 yılında Herrera‐Pino ve arkadaşları tarafından yapılan bir çalışmada, otizm ve ileri derecede zihin yetersizliği tanısı almış çocuk ve ergenlerde görülen saldırgan ve kendine zarar verici davranışların tedavisinde DBS uygulamalarının etkililiği ve güvenilirliği incelendi. Veriler DBS’nin bu grupta saldırganlık belirtilerinin sıklığında ve şiddetinde anlamlı bir azalma sağladığını gösterdi. Ayrıca sosyal işlevsellik, uyumsal davranışlar ve genel klinik iyilik hâlinde de iyileşmeler bildirildi. Benzer biçimde, Gorodetsky ve arkadaşları tarafından yürütülen başka bir çalışmada; tedaviye dirençli, kendine zarar verme davranışı gösteren ve otizm tanısı almış 7–14 yaş arası altı çocukta, saldırganlık sıklığı ve şiddetinde %30’dan fazla azalma ile birlikte yaşam kalitesinde belirgin artış gözlendi. Bulgular, DBS’nin ciddi kendine zarar verme davranışı gösteren çocuklar için umut vadeden bir tedavi seçeneği olabileceğini ortaya koymakta; ancak bu konuda daha geniş ölçekli ve kontrollü çalışmalara gereksinim olduğunu da vurgulamaktadır. Öte yandan, otizmde görülen problem davranışların beyindeki kesin kaynakları henüz net olarak belirlenmediğinden, uzmanlar bazı önemli hatırlatmalarda bulunmaktadır.
Kaynak Önerileri:

Transkraniyal Manyetik Uyarım (Transcranial Magnetic Stimulation – TMS), beyne dışarıdan herhangi bir elektrik akımı verilmeden manyetik alan oluşturularak, beynin doğal elektriksel aktivitesinin düzenlenmesini amaçlayan bir tedavidir. Bu tedaviyle, beynin düzensiz elektriksel aktivitelerinin dengelenerek bazı hastalıkların tedavisine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. TMS’nin otizm üzerindeki etkileri konusunda araştırmalar devam etmekte ancak yavaş ilerlemektedir. Smith ve meslektaşları 2023 yılında yaptıkları çalışmada TMS’nin otizmli bireylere uygulandığı 12 araştırmayı incelediler. Çalışma bu tedavinin özellikle tekrarlı davranışlar ve bilişsel zorluklar gibi otizm belirtilerini azalttığını, sosyal iletişim ve etkileşim becerileri üzerinde henüz bir etkisi olmadığını gösterdi. Uygulamanın otizmin tedavisine ilişkin umut verici olduğu, ancak daha güçlü çalışmalara gereksinim duyulduğu vurgulanmaktadır. Sonuç olarak, TMS’nin otizm tedavisindeki rolünü netleştirmek için daha fazla araştırma gerekmektedir.
Kaynak Önerileri:

Otizmli çocukların beslenme süreçleri, bazen tipik gelişim gösteren çocuklardan farklı seyredebilir. Bu farklılıklar; sınırlı yiyecek tercihleri, duyusal hassasiyetler, yemek yeme rutinlerine bağlılık ve bazı sindirim sorunları şeklinde kendini gösterebilir. Bu durum ailelerin çocuklarının gelişimini desteklemek amacıyla farklı yöntemler aramasına neden olmaktadır. Bazı aileler, çocuklarının beslenme düzenine besin dışı takviyeler (örneğin probiyotikler, amino asitler, enzimler veya ağır metal temizleyiciler) eklemektedir. Bu uygulamaların; sindirim sistemini desteklediği, bağışıklık sistemini düzenlediği ya da nörolojik işlevleri olumlu yönde etkilediği öne sürülmektedir. Ancak, şu ana kadar yapılan bilimsel araştırmalar, bu tür takviyelerin otizm belirtileri üzerinde kesin bir etkisi olduğunu kanıtlayamadı. Benzer biçimde, gluten ya da kazein diyeti gibi özel beslenme yaklaşımları bazı aileler tarafından tercih edilse de, bu tür diyetlerin tüm çocuklar için geçerli ve etkili olduğuna dair güçlü bilimsel kanıtlar bulunmamaktadır.
Sağlıklı ve dengeli beslenme, yalnızca otizmli bireyler için değil, tüm çocuklar ve yetişkinler için büyük önem taşır. Bazı durumlarda vitamin ya da mineral takviyesi gerekebilir. Ancak bu takviyelerin, özellikle tedavi amacıyla ve uzman kontrolü olmadan kullanılması ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Otizmi tedavi ettiğine dair herhangi bir vitamin ya da beslenme takviyesine ilişkin bilimsel bir bulgu yoktur. Bu nedenle, her türlü takviye mutlaka bir hekime danışılarak kullanılmalıdır.
Otizmli çocukların beslenme alışkanlıklarını desteklemek için, aşağıdaki öneriler günlük yaşamda anne-babalara yardımcı olabilir:
Kaynak Önerileri:
Aşağıda gösterilen tedavi uygulamalarının otizmli çocuklar üzerinde olumlu etkileri olduğunu gösteren bilimsel araştırmalar henüz yoktur ya da yapılan araştırmalar bu uygulamanın otizmli çocuklar üzerinde herhangi bir olumlu etkisi olmadığını göstermektedir.
Etkisi zayıf tedaviler hakkında daha detaylı bilgi almak için Otizm Spektrum Bozukluğunda Eğitim, Terapi ve Tedavi Uygulamaları – Öğretmenler ve Uzmanlar için Başucu Rehberimizi inceleyebilirsiniz.
*DİKKAT! Bu uygulamalar çocuğun sağlığı için riskli olabilir.
Kaynak Önerileri:
